Twitter İle Bizi Takip edin | Facebook Profilinizde Paylaşarak Bize Destek Verin | Anasayfa

Anasayfa » Poşet Terörü

Türkiye Eşya Olsaydı Poşet Olurdu

Politen, etilen ve petrolden mamul ilk plastik poşet 1950’lerin başında, tabii ki ABD’de üretilmiş, oradan Avrupa’ya sıçramış. 50’lerin başında ‘reklam’ı ve ardından ‘alışveriş’i keşfeden insanlık tonlarca plastik poşet üretebildiğini ama onları yok etmeyi başaramadığını anlayınca paniklemiş ama durumu düzeltecek eylemler bireysel ve ‘romantik’ kalmış. Bez torba kullanımıysa sadece tam tahıllı ekmek ve soya sütü de tüketen 10 kişi arasında popülerleşmiş. Sonuç: Bugün dünyada her yıl 1 trilyon adet plastik poşet üretiliyor. Sadece Amerika’nın, içine sosis ve patates artıklarıyla boş bira kutusu doldurup kapının önüne koyduğu poşet sayısı 102 trilyon. Şimdi önlem alınmazsa 2050’de artık çok geç kalınmış olacak, bu yüzden Kyoto Protokolü plastik poşet kullanımını da yasaklıyor.

Türkiye’de her yıl ortalama 1.5 milyon ton plastik poşet doğaya bırakılıyor. Poşetin doğada yok olma süresi bin yıl. Plastik poşet kullanımı sadece bir kaç yerel belediyede yasak ama bu yasak tam olarak uygulanmıyor. Misal İstanbul’da Kadıköy Belediyesi siyah naylon poşeti yasaklamış. Ama bizim bakkal, benim biramı hâlâ o poşetlere koyuyor. Sansür, hem de plastik! Aynı şeyi hijyenik ped için de yapıyor. Hatta onu önce bir de gazete kâğıdına sarıyor. Siyah plastik poşetle beni mahalleden koruyor. Peki siyah poşetten kim koruyacak?

Önceki gün bu çevreci ilçelere Bozcaada da katılmış. Bozcaada Belediye Başkanı Mustafa Mutay, Dünya Çevre Günü olan 5 Haziran’dan itibaren geçerli olmak üzere adada naylon poşet kullanımının yasaklandığını açıklamış. Esnafa kese kâğıdı ve bez torba dağıtılacağını söylemiş. Ama işte bu eylemler insana hiç inandırıcı gelmiyor çünkü tedbirlerin devamlılığı yok. Plastik atıklar konusunda sürekli, kararlı bir çevre politikası üretilmiyor.

Diyeceğim, dünyanın geri kalanında plastik poşet üretimi bayağı böyle kanunlu filan yasaklanırken bizde ‘torunlarının geleceği için bez torba diktiler’den öteye gitmiyor, ülkede insafsızca plastik poşet kullanılıyor. Marketlerde her üç ürün için ayrı poşet açılıyor, bir de ‘çöp koyarız’ diye fazladan alınıyor. Poşetleri ücretlendiren marketler ‘cık cık’lanıyor. Düşünüyorum, Türkiye bir eşya olsaydı kesin naylon poşet olurdu, siyah ve kokulu… Plastik poşet kullanmayın, plastik poşet pistir ayrıca sansürcüdür. Kese kâğıdı güzeldir, file de romantik…

Ekolojik Anayasa istiyoruz
Bu sadece ‘plastik poşet’ meselesi değil. Ama plastik poşetten rahatsız olmayanlar sonra nükleer santral’i de normalleştiriyor. Neyse ki güzel şeyler de oluyor. Dün İstanbul’da Yeşil Düşünce Derneği ve Heinrich Böll Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği’nin düzenlediği, Ömer Madra, Ayşe Bilge Dicleli, Yücel Sayman gibi konuşmacıların katıldığı bir ‘Ekolojik Anayasa Konferansı’ gerçekleştirildi. Yeşiller Partisi Eş Sözcüsü Yüksel Selek acilen bir ekolojik anayasaya ihtiyaç olduğundan söz etti. Tabiatın, hakları için başkaldırdığını, dünyanın ekolojik bir kriz yaşadığını anlattı.

Doğayla uyum içinde yaşamanın yollarından söz etti. “Çernobil’den, Fukişima’dan ders alınmıyor. Bize düşen görev, doğayı bir hak öznesi olarak tanıyıp, haklarını tıpkı insan hakları gibi
dokunulmaz, devredilmez, var olmaktan kaynaklanan haklar olarak güvence altına alarak, anayasalara yazdırmaktır. Yeryüzünde yaşamın sürdürülebilir olmasından daha kutsal bir şey olamaz. Doğa kutsaldır “ dedi. Türkiye’de ilk kez bir ekolojik anayasa yazılmaya çalışıyor. Geç bile kaldık ama umut verici.

radikal.com.tr / Elif TÜRKÖLMEZ / 16 Mayıs 2011


Poşet Terörü kategorisindeki son 5 yazı:
Onunla ve Onsuz
Pazaryerlerine Atık Naylon Torba Sepetleri Koyulacak
Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu Poşetler Konusunda Uyarıda Bulundu
ALBATROSS Anti Plastik Kirliliği Projesi 2012~2020
Belgrad Ormanı PŞT Oldu

0


       
* Yorumlarda haksız rekabete yol açmamak için bez torba üreticilerinin reklamlarının yapılması yasaktır.